Patlatmada Eğitimli İş Gücü ve Önemi

Patlayıcı Madde sektörü giderek bilginin öncelikli olacağı bir yöne doğru gitmektedir. Patlatma kaynaklı çevresel sorunların artması, patlatmalarda bilgiyi öne çıkartmaktadır. Patlatma öncesinden başlayarak patlatmanın dizayn edilmesi olası sonuçlarının tespit edilmesi gerekmektedir, Patlatmanın bu dizayna göre yapılandırılması gerekmektedir. 

Her sektörde olduğu gibi patlayıcı madde sektöründe de eğitilmiş işgücünün büyük bir önemi bu­lunmaktadır. Diğer sektörlerden farklı olarak patlayıcı maddenin doğası nede­niyle yapılabilecek hataların çevreye ve üçüncü şahıslara verebileceği zararlar çok ama çok fazla olabilmektedir.

Ülkemizde patlayıcı madde sektöründeki te­kel yapısının henüz kırılmadığı 1988 yılı öncesine gittiğimizde göreceğimiz filmde, dinamit, emni­yetli fitil, adi kapsül, elektrikli kapsül kullanan, çok fazla seçeneği olmayan ve patlatma operas­yonlarını tamamen ateşçilerin eline bırakmış bir firma yapısı bulunmaktadır.

Ateşçi arkadaşlar tamamen kendilerinden önce yanında çalıştıkları ağabeylerinden öğren­dikleri patlayıcı maddeler ve patlatma yöntem­leri ve insanı ürperten cesaretleri ile patlatmalar yaptılar. Ateşçi eğitimi veren bir eğitim kuruluşu bugünde olmadığı gibi o zamanlarda da yok idi. Atadan kalma bilgilerle, iş güvenliğini dikkate al­mayan bir tarzda patlatmalar yapıla geldi. 1988 yılından sonra patlayıcı madde sektö­ründeki tekelleşmenin ortadan kaldırılması, yeni firmaların ortaya çıkmasıyla direkt müşteriye ve elemanlarına yapılan eğitimler de başladı. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun biraz da rekabet ortamının oluşması nedeniyle başlattığı eğitim faaliyetlerinin mühendis ve ateşçilere son derece faydası olduğu düşüncesindeyim.

1988 yılından sonra, üretici firma sayılarının artması, ürün çeşitliliğinin artması sektörde rekabetin öne çıkması, müşteriye verilen önemin artmasına neden olmuştur. Bu dönemde sektör­de çalışan kişilere yönelik eğitim faaliyetlerinde büyük artış meydana gelmiş olup halen bu tip eğitimler devam etmektedir.

1988-2009 yılları arasında sektörde çalışan işgücünün eğitim düzeyinde sürekli bir iyileşme meydana gelmiştir. Ancak bu dönemde ülkemiz­de Patlatma Mühendisi yetiştiren bir üniversite ve ateşçi yetiştirebilecek bir meslek lisesi veya mes­lek yüksek okulu halen bulunmamaktadır. Maden Mühendisliği bölümlerinin bazılarında Patlatma hakkında dersler bulunmamakta veya seçmeli ders olarak verilmektedir. Verilen bilgiler uygula­ma ile birleştirilmediğinden teorik olarak kalmak­ta ve unutulup gitmektedir.

Durum böyle olunca, patlayıcı madde ile uğ­raşan kişilerin eğitimi, işe başladıktan sonra çalıştığı firmanın da yaklaşımına göre değişen bir şekilde meydana gelmektedir.

Ülkemizde patlayıcı madde üreten ve satan firmaların dışında kalan, patlayıcı madde satın alarak kullanan firmaları düşündüğümüzde üç tip farklı firma yapısına rastlanılmaktadır.

Bunları A, B ve C sınıfı Firmalar olarak adlan­dırmaktayım.

A sınıfı firmalarda patlayıcı maddenin satın alımından, nakliyesi, depolanması, sahaya taşı­nıp patlatılmasına kadar geçen süreç içerisinde gerçekten iyi eğitilmiş, patlayıcı maddeyle uğraş­manın getireceği riskleri çok iyi bilen bir işgücü çalışmaktadır. Bu işgücünü oluşturan mühendis, tekniker, ateşçi, ateşçi yardımcısı vs. gibi kişiler A sınıfı firmalarda işin nitelikleri, riskleri gibi konu­larda çok iyi firma içi ve dışı eğitimler almaktadır. Patlatma öncesi ve sonrası yapılması gereken tüm işlemler bu işgücü tarafından yerine getirilmekte­dir. Bu tip firmalarda patlayıcı madde kullanımı sırasında oluşan iş kazaları ya bulunmamakta ya da çok ama çok az rastlanmaktadır.

A sınıfı firmalarda patlatma ile ilgili her türlü prosedürler hazırlanmıştır ve uygulanmaktadır. Patlatmanın birim maliyeti sürekli olarak hesap­lanmakta ve kontrol edilmektedir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli nokta ise bu tip firma­larda her zaman daha güvenli patlayıcı maddeler ve ateşleme sistemleri kullanılmaktadır. Bu tip firmalarda gerçekten çok güzel patlatma uygula­maları yapılabilmektedir.

B sınıfı olarak adlandırdığım firmalarda ise kara düzenden daha iyiye gitmek üzere bir geçiş dönemi yaşanmaktadır. Bu tip firmalarda daha güvenli patlayıcı maddeler ve ateşleme sistemleri kullanılmaya başlamıştır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği yönetim sistemleri uygulanmaya ça­lışılmaktadır. Patlatma prosedürleri yazılmakta ve uygulanmaya çalışılmaktadır. Patlatma mali­yeti hesaplanmaya çalışılmakta işin güvenliği ve ekonomisi üzerine çalışmalar ve hesaplamalar yapılmaktadır. Bu tip firmalar kara düzenden bilginin egemen olduğu bir düzene geçiş dönemi yaşamaktadırlar. Bu tip firmalar eğitim faaliyetlerine ve patlama maliyetlerini hesaplamaya yöne­lik çalışmalara büyük bir ilgi gös­termektedirler. Patlatmalardan mutlaka bir mühendis sorumlu tutulmuştur.

C sınıfı olarak adlandırdığım firmalarda ise halen kara düzen hüküm sürmektedir. Patlatmalar­dan sorumlu mühendis bu tip fir­malarda bulunmamaktadır. Ateş­çinin bilgi ve tecrübesine bağlı olarak patlatmalar yapılmaktadır. Bu tip firmalarda iş kazalarına çok fazla rastlanmaktadır. Pat­latma sahasına çıktığınızda, alın­mayan iş güvenliği tedbirlerinden başlayarak yasa dışı patlayıcı madde kullanımına kadar giden bir süreçte onlarca yanlış uygula­ma mevcut bulunmaktadır. Bu tip firmalar patlatma maliyetlerini hesaplayamamakta ancak almış olduğu ürünlerin satış fiyatına bakarak ekonomi yaptığını dü­şünmektedir.

Patlayıcı Madde sektörü giderek bilginin öncelikli olacağı bir yöne doğru yönelmektedir. Patlatma kaynaklı çevresel sorunların artması, patlatmalarda bilgiyi öne çıkartmaktadır. Patlat­ma öncesinden başlayarak patlatmanın dizayn edilmesi olası sonuçlarının tespit edilmesi gerek­mektedir. Patlatmanın bu dizayna göre yapılandı­rılması gerekmektedir.

Günümüzde elektriksiz kapsülleri henüz hiç tanımamış, halen kullanmamış firmalar bulun­maktadır. Bu tarz kapsüllerin kullanımı klasik kapsüllere göre daha fazla bir bilgi düzeyine ihti­yaç göstermektedir.

Dünyanın kullanmaya başladığı elektronik kapsüllerin kullanımı gerçekten çok iyi eğitilmiş, bilgi düzeyi yüksek bir işgücüne ihtiyaç göster­mektedir. Patlama dizaynının ve gecikme sürelerinin bilgisayar vasıtası ile yapıldığı elektronik kapsüllerin herkes tarafından kul­lanılması mümkün değildir. Kısa bir süre içerisinde bu kapsüller ülkemizde de kullanılmaya başla­yacaktır. Ancak emin olabilirsiniz ki bu tip teknolojik ürünleri kulla­nabilecek firmalar A sınıfı firmalar olacaktır. Burada ekonomiden zi­yade bu kapsülleri kullanabilecek eğitilmiş işgücüne sahip olmaları daha önemli bir faktör olarak or­taya çıkacaktır.

Sonuç olarak; eğitilmiş işgü­cüne olan ihtiyaç patlayıcı madde sektöründe giderek artacaktır. Üretici firmaların ve sivil toplum kuruluşlarının vermekte olduk­ları eğitimlerin yanında, devletin iyi yetiştirilmiş işgücü yarata­cak üniversite ve meslek yüksek okullarını bir an önce planlaması ve uygulamaya başlaması gerek­mektedir. Belirli bir bilgi birikimiy­le patlayıcı madde sektörüne baş­layan eğitilmiş iş gücü, çalışması sırasında alacağı eğitimlerle de desteklenerek son derece iyi bir düzeye gelebilecektir. Bu işgücü aynı zamanda çevresindeki diğer kişileri de eğitecektir. Böylece patlayıcı madde sektöründe, iş kazaları azalacak, her yönden ekonomik çalışmalar gerçekleştirile­bilecektir.