Madenlerde Maliyet Kontrolü

 

31641481-Cost-Benefit-Analysis-words-on-a-3d-venn-diagram-of-overlapping-circles-to-illustrate-the-value-and--Stock-Photo

Maden fiyatlarının ciddi oynamalar gösterdiği bir dönemden geçmekteyiz. Altın fiyatları, zirve yaptığı 2011 yılından bu tarafa ve özellikle 2015 yılının 2. çeyreğinden beridir önemli hareketler sergiledi. Örnek olarak bakır, 2015 yılında 5000 USD/ton değerinden son çeyrekte 4200’lere kadar gerilemiştir.  Mevcut durum ve fiyatların halen düşebilme ihtimali, emtia üreticilerini bıçak sırtında üretim yapmaya itmektedir. Benzer durum, kömür  fiyatları için de geçerli. Bakır fiyatları 2014 yılını yaklaşık %15, termal kömür fiyatları da %18 kayıpla kapattı. Petrol fiyatlarının varil başına 115 dolardan 35 dolarlara kadar düşmesi, aslında fiyatların arz talep dışında başka faktörlerin de etkisiyle belirlendiğini göstermektedir.

Maalesef uluslar arası arenada emtia fiyatlarının ciddi oynamalara devam edeceği tahmin ediliyor. Her maden ocağının bir başabaş noktası bulunmaktadır ve fiyatların bu noktaya düşmesi durumunda üretimi durdurmak zorunluluk haline gelmektedir. Başabaş noktasına gelinmezse dahi fiyatlardaki ciddi iniş çıkışlar üretim yapan maden şirketlerinin kârlılığını önemli bir biçimde etkiler. Ham madde fiyatlardaki yükselmeler, üretilecek cevherin alt tenörünün daha da aşağıya çekilme- sini sağlar ve öncesinde üretimi ekonomik olmayan cevherler de değerlendirilebilecek hale gelmiş olur. Fiyatlardaki ciddi düşüşler ise tam tersine, üretim maliyeti, diğerlerine göre daha yüksek olan maden ocaklarını negatif bir biçimde etkiler, zaman zaman üretimlerini durdurur.

Günümüz şartlarında ekonomilerdeki belirsizlik emtia fiyatlarında da ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır. Örneğin; bakır fiyatları 2013 yılının ocak ayında libresi yaklaşık 3,72 dolardan (372 cent), Ocak 2015’te 2,84 dolara (284 cent) kadar düşmüştür. Son bir yıldaki %15’lik düşüş ve yıllık enflasyon oranı, maden firmalarına doğrudan yansımaktadır. Metal ve mineral fiyatlarındaki dalganmalar genellikle küçük ve orta firmaları zor durumda bırakmakta, büyük projeleri olan küresel firmalar ise bu tür dar boğazlardan çoğu zaman daha kârlı çıkmaktadırlar. Buna en somut gösterge olarak dünya bakır üretiminin üçte birini yalnızca 10 madenin karşılamasını gösterebiliriz. Netice itibarıyla bu madenlerde birim başına üretim maliyetleri orta ve küçük ocakların maliyetlerinin yarısından bile daha az olduğunu göz önüne aldığımız zaman her fiyat aralığında kâr edebilmektedirler.

Üretilen metal veya minerallerin diğer endüstrilere satılması sebebiyle diğer endüstrilerde yaşanılan gelişmeler, doğrudan maden fiyatlarını da etkilemektedir. Çin’in büyüme hızındaki yavaşlama metal fiyatlarına da kısmen yansımış durumdadır. Son 10 sene içerisinde Avrupa ve Amerika’da temel metal tüketimi azalırken Asya’da artmıştır.

Üretilen metal veya minerallerin diğer endüstrilere satılması sebebiyle diğer endüstrilerde yaşanılan gelişmeler, doğrudan maden fiyatlarını da etkilemektedir. Çin’in büyüme hızındaki yavaşlama metal fiyatlarına da kısmen yansımış durumdadır. Son 10 sene içerisinde Avrupa ve Amerika’da temel metal tüketimi azalırken Asya’da artmıştır. Gelişmekte olan ülkelerin bu taleplerinin ne kadar süreceğini kestirebilmek oldukça güçtür.

Üretim maliyetlerinin doğru yönetilmesi ve kontrol edilebilir olması her dönemde maden firmaları için çok kritik bir öneme sahiptir. Son dönemde düşen metal fiyatlarına karşı tedbir olarak bazı firmalar, maliyetleri kontrol altına alma yolunu seçmiş ve tedbirler almıştır. Bu tedbirler içerisinde; araştırma fonlarını durdurma, işten çıkarma akla ilk gelenlerdir. Bu tür yaklaşımlar genellikle, küçülerek kriz dönemini atlatmayı hedeflemektedir. Ancak, çalışan bir ocakta maliyetleri düşürebilecek daha başka alanlar da vardır. Bunların başında verimliliğin arttırılması, enerji tasarrufu, iş gücünün ve ekipmanların doğru bir şekilde kullanılması gibi yöntemler akla gelmektedir.

Masraflar

Dar zamanlarda harcamalar çok titizlikle yapılmalı ve yapılan harcamaların da ayrıntılı bir biçimde incelenmesi gerekmektedir. Büyük yatırımlardan zorunlu olmadıkça kaçınılması veya yatırımların ertelenmesi gerekmektedir. Zaruri olmayan harcamalardan, öncelikle üst yönetimden başlayarak, kaçınılması ve bu konuda diğer çalışanların da ikna edilmesi gerekmektedir. Şirket çalışanlarının bu konuda bilinçlendirilmesi oldukça önemlidir. Bunun için belirli periyotlarda bilgilendirme toplantılarının yapılması veya çalışanların gelişmelerden haberdar edilmesi faydalı olacaktır. Bunun yanı sıra harcamaların düzenli olarak yöneticiler tarafından detaylı bir şekilde incelenmesi, bir çok defa gereksiz harcamaları azaltacaktır. Bir harcama yapılmadan önce daha detaylı düşünülmesi ve bir süzgeçten geçirilmesi gerekmektedir.

Enerji Tasarrufu

Ocak içerisinde araçların yakıt tüketimi, patlayıcılar ve cevher hazırlama tesislerinde ise değirmenler, üretim maliyetinin en temel kalemleridir. Ocak içi ekipmanların daha az yakıtla çalışmasını sağlamaya yönelik çalışmalar ciddi faydalar sağlayabilmektedir. Örneğin, ekipmanların gereksiz devirli kullanımının önlen- mesi, yolların daha temiz tutulması, rölantide çalışan ekipman bırakılmaması ilk akla gelen bir kaç yöntemdir. Bu harcamaların hepsinde bir enerji kullanımı söz konusudur ve enerji kullanımının olduğu her yerde bir tasarruf imkânı bulunmaktadır.

Patlatma esnasında delik düzeni ve enerji dağılımının daha iyi sağlanması sonucunda daha iyi bir ufalanma elde edile- bilir ve sonucunda daha kısa sürede daha fazla malzemenin yüklenmesi, taşınması, kırılması, öğütülmesi sağlanabilir. Bunun için ekstra yapılacak bir masraf olmamasına rağmen, enerji tüketiminden çok ciddi bir tasarruf sağlandığı bir çok farklı işletmede görülmüştür.

İş Gücünün Etkin Biçimde Kullanılması

Yaygın biçimde bazı firmalar, personellerinin farklı departman- larda çalışmalarını sağlayarak kendi alanları dışındaki isleyişide öğrenmelerini sağlamaktadırlar. Bu uygulama; yöneticiler, mühendisler için olabildiği gibi operatörler için de olabilmektedir. Bu sayede firmalar çok yönlü bir iş gücüne sahip olmayı hedeflemektedirler. Örneğin işten ayrılan bir çalışanın görevini daha az kritik role sahip bir personel üstlenebilmekte ve bu personele yapılacak ufak bir artış ile kimi zaman ciddi bir tasarruf yapılmaktadır. İş gücünün doğru kullanımına bir diğer örnek de üretim verilerinin toplanması ve raporlanması amacıyla mühendislerin kullanılmasıdır. Bu durum çok yaygın olsa da bu tür işlemler yazılımlar vasıtasıyla otomatik hale getirilebilir ve böylece mühendisler zamanlarını verimlilik ve üretkenlik çalışmaları için kullanabilirler. İş gücünden elde edilecek bir başka tasarruf yöntemi de yeni personel alımı yerine var olan personele mesai yaptırmak şeklinde olabilir. Ancak, bu tür durumlarda her iki opsiyonun iyi ve doğru hesaplanması ve karşılaştırılması gerekmektedir.

Cost-Reduction-by-Product-Cost-analaysis

Verimlilik

Bu alanda yapılacak tasarruflar daha çok, mühendislik alanla- rında yapılacak optimizasyonlarla ve planlama değişiklikleriyle mümkündür. Örneğin, hedeflenen üretimin daha az makine ve işgücüyle gerçekleştirilmesi maliyetleri önemli ölçüde düşü- recektir. Çalıştırılan her makinenin operasyona saat başına bir maliyeti vardır ve eğer üretim daha az ekipman ile yapılabiliyor ise bu makineler park edilerek maliyetten tasarruf sağlanabilir. Başka bir örnek ise kamyonların dolum oranı olarak verilebilinir. 100 tonluk bir kamyonun 80 ton ile doldurulması demek, günde 10 bin tonluk üretim yapan bir ocakta 100 sefer yerine 125 sefer yapmak anlamına gelmekte ve nakliye masrafını 1/4 oranında arttırabilmektedir. Mühendislerin bu tür sorunları tespit edip çözüme ulaştırmaları ciddi kazançlar sağlayabilmektedir.

Küresel piyasalarla rekabet edebilmek, maden üretimi yapan bütün firmaların öncelikleri arasında olmalıdır. Bir maden işlet- mesinin, değişen fiyatlara rağmen ayakta kalabilmesi için ürettiği ürünleri, diğer üretim yapan firmalara göre daha ucuza mal etmesi gerekmektedir. Fiyatların düşmesi demek genellikle, bazı ocakların kapanması anlamına gelmektedir. Eğer üretimi durduran olmak istemiyorsa firmalar, maliyetlerini yalnızca fiyatların düştüğü dönemlerde değil her zaman kontrol altında tutmalı ve alternatif planlara sahip olmalıdırlar.

Kaynak : http://www.madencilik-turkiye.com